Sözcüklerin Hamallığı Olmaz- Cumartesi Mektupları 12

Uzun zamandır hem blogumu hem de mektuplarımı aksattığımın farkındayım. Çeşitli nedenlerden ötürü yoğunlaşamadığım yazılarıma neredeyse bir aylık süreden sonra yeniden dönüyorum. Yazılarımdan uzak kaldığım bu dönemde ise kitaplarımdan asla vazgeç(e)mediğimi belirtmeliyim. Sizin kitaplarla aranız nasıl, hangi seviyede bilemem tabii. Ama kitaplarla benim aramda bir aile yakınlığından daha yoğun bir ilişki söz konusu. Hamallık olarak görenleriniz … Okumaya devam et Sözcüklerin Hamallığı Olmaz- Cumartesi Mektupları 12

Zamanın İçinden 

Yazmak, yemek yemek gibi zaruri bir ihtiyaçtır benim için. Sonrasında -son cümleden sonra- tıpkı yemek yedikten sonra olduğu gibi, bir süre zarfı akabinde açlık belirtileri hissederim. Bu aralar zamanın içinde bir bilardo topu gibi yuvarlanıp duruyorum. Bir deliğe/kuyuya/kuytuya girmek ereğim. Engeller var, bir de onları yaratan/lar. Güç oluyor sonra her şey. Güç olan yerde güçsüzlük … Okumaya devam et Zamanın İçinden