Bilge Karasu Nasıl Yazıyor?

Türk Edebiyatı'nda özgün bir kaleme ve değere sahip olan Bilge Karasu'nun metinleri okunması zor, özel bir çaba isteyen, çok katmanlı ve çoklu okuma gerektiren niteliktedir. Dolayısıyla Bilge Karasu okumak, anlık yapılan bir eylem değildir. Onu okumak, sonrasında tekrar okumayı gerektirir çünkü Karasu'nun metinleri kendisini tekrar okutmak ister. Onun dil dünyasına belli bir birikim ve zenginlik … Okumaya devam et Bilge Karasu Nasıl Yazıyor?

Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Bundan beş-altı yıl öncesine kadar, ne edebiyatın e'si ile tanışmıştım ne de sanatın s'si ile. İlginç olan şu ki, o zamanlar bir eksiklik de hissetmiyordum doğrusu. Geriye bakıp düşündüğümde, yaşama bakış açımda ne gibi farklılıklar olduğunu görebiliyorum. Beklentilerim, hedeflerim çok değişti tabii doğal olarak. Ancak merak ettiğim şu açıkçası: Edebiyatsız, sanatsız günlerimde yaşama tutunabilme gayem … Okumaya devam et Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Zamanın İçinden 

Yazmak, yemek yemek gibi zaruri bir ihtiyaçtır benim için. Sonrasında -son cümleden sonra- tıpkı yemek yedikten sonra olduğu gibi, bir süre zarfı akabinde açlık belirtileri hissederim. Bu aralar zamanın içinde bir bilardo topu gibi yuvarlanıp duruyorum. Bir deliğe/kuyuya/kuytuya girmek ereğim. Engeller var, bir de onları yaratan/lar. Güç oluyor sonra her şey. Güç olan yerde güçsüzlük … Okumaya devam et Zamanın İçinden 

Yazmanın dayanılmaz hafifliği

"Anı yazmak ölümün elinden bir şey kurtarmaktır." diyor Andre Gide. Sanırım benim için yazmamın temel nedenlerinden biri bu. Ölümün elinden bir şeyler koparmaya çalışmak, ya da ölüme meydan okumak. Aslında kendime sorduğumda bazen herhangi bir neden de bulamadığım oluyor. Belki de bir neden aramamak en mantıklı olandır. Sancısız iş olur mu? Çoğu kez duymuşumdur her … Okumaya devam et Yazmanın dayanılmaz hafifliği