Geçip Giden Günlerin Ardından – Cumartesi Mektupları 4

Beş yılımı geçirdiğim, ama sanki elli yıl yaşamışım gibi hissettiren şehre geldim, Eskişehir'e, "memleketim" diyebildiğim kente. Bu mektubu Eskişehir'den yazıyorum. İki yıl oldu buradan ayrılalı. Dün gibi sanki, ama yıllar geçmiş gibi de. Zamanın amansız girdabındayım. Geleceğe doğru istemsiz sürüklendikçe dönüp arkama bakıyorum. Değişen tek şey zaman. Keşke diyorum sadece, keşke hiç bitmeseydi. Çok kalmayacağım … Okumaya devam et Geçip Giden Günlerin Ardından – Cumartesi Mektupları 4

Çok Şey Öğrendim Geçen Üç Yıl Boyunca – Cumartesi Mektupları 2

Siz Aşktan N'anlarsınız Bayım? adlı şiirine, "Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca..." diye başlıyor Didem Madak. Ve lafı hiç uzatmadan, ben de bu mektubumda geçen üç yıl boyunca neleri öğrendiğimi yazacağım. Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca; hiçbir zaman iyilerin kazanmayacağını, hiçbir zaman kötülerin kaybetmeyeceğini, hiçbir zaman kötülüğün kazanmayacağını, hiçbir zaman iyiliğin kaybetmeyeceğini.  … Okumaya devam et Çok Şey Öğrendim Geçen Üç Yıl Boyunca – Cumartesi Mektupları 2

Ah, nasıldı yaşamak? – Ziya Osman Saba

Çoğu yazarlar ve bazen de okurlar tarafından şu konu sıkça tartışılmıştır ve tartışılmaya da devam edecektir: Öykü ne anlatmalı? Bir şey anlatmak zorunda mı? Bu sorular bazen anlamsız bir nitelik kazanıyor çünkü dilin kendisi zaten bir anlatım aracıdır. Bir durumu-olayı ya da herhangi bir nesneyi-kişiyi belirtirken dil burada aktif bir rol oynar ve ortaya bir … Okumaya devam et Ah, nasıldı yaşamak? – Ziya Osman Saba