Bilge Karasu Nasıl Yazıyor?

Türk Edebiyatı'nda özgün bir kaleme ve değere sahip olan Bilge Karasu'nun metinleri okunması zor, özel bir çaba isteyen, çok katmanlı ve çoklu okuma gerektiren niteliktedir. Dolayısıyla Bilge Karasu okumak, anlık yapılan bir eylem değildir. Onu okumak, sonrasında tekrar okumayı gerektirir çünkü Karasu'nun metinleri kendisini tekrar okutmak ister. Onun dil dünyasına belli bir birikim ve zenginlik … Okumaya devam et Bilge Karasu Nasıl Yazıyor?

Sözcüklerin Hamallığı Olmaz- Cumartesi Mektupları 12

Uzun zamandır hem blogumu hem de mektuplarımı aksattığımın farkındayım. Çeşitli nedenlerden ötürü yoğunlaşamadığım yazılarıma neredeyse bir aylık süreden sonra yeniden dönüyorum. Yazılarımdan uzak kaldığım bu dönemde ise kitaplarımdan asla vazgeç(e)mediğimi belirtmeliyim. Sizin kitaplarla aranız nasıl, hangi seviyede bilemem tabii. Ama kitaplarla benim aramda bir aile yakınlığından daha yoğun bir ilişki söz konusu. Hamallık olarak görenleriniz … Okumaya devam et Sözcüklerin Hamallığı Olmaz- Cumartesi Mektupları 12

İnsan Olmanın Tüm Potansiyelini Yaşamak

Füsun Akatlı, üniversitede ders görürken Hakan Savaş hocamın okumam için tavsiye ettiği bir yazardı. Tabii, Hakan hocamın tavsiye ettiği kitapların önemi benim için büyüktür. Çünkü sahip olduğu bilginin, birikimin ve tecrübenin arkasında okuduğu kitapların yattığını bilirim. Füsun Akatlı'nın ilk olarak Acıyla, Sevgiyle, Kahramanca... adını verdiği ve denemelerinden derlenmiş olan kitabını edindim. Okuduktan sonra yetinmeyip daha çok … Okumaya devam et İnsan Olmanın Tüm Potansiyelini Yaşamak

Okumak Üzerine – Cumartesi Mektupları 10

Bilişsel ve ussal bir faaliyet olan okuma eylemi üzerinde yeteri kadar durmayız. Okuma eylemini sıradan-basit bir eylem algısıyla değerlendiririz sözgelimi. Hâlbuki gözle okumanın dışında, bilinci ve düşünceyi tamamen metne odaklandırdığımız süreçte aslında bir makinenin çarklarının dönmeye başlaması gibi, beynimizin ve belleğimizin çarkları da harekete geçer. Okuma eylemi, beynimizin yeni bazı şeyler öğrenmesinden ziyade belleğimizi de … Okumaya devam et Okumak Üzerine – Cumartesi Mektupları 10

Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Bundan beş-altı yıl öncesine kadar, ne edebiyatın e'si ile tanışmıştım ne de sanatın s'si ile. İlginç olan şu ki, o zamanlar bir eksiklik de hissetmiyordum doğrusu. Geriye bakıp düşündüğümde, yaşama bakış açımda ne gibi farklılıklar olduğunu görebiliyorum. Beklentilerim, hedeflerim çok değişti tabii doğal olarak. Ancak merak ettiğim şu açıkçası: Edebiyatsız, sanatsız günlerimde yaşama tutunabilme gayem … Okumaya devam et Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Kendimle Söyleşi – Cumartesi Mektupları 3

Şunu belirterek başlamak istiyorum mektubuma: Cumartesi Mektupları'nı yazmaya başladığımdan beri güzel duygular ve düşünceler içerisindeyim. En önemlisi de, kendime bir görev, bir vazife yükledim ve her hafta bu vazifeyi gerçekleştirmek için gayret gösteriyorum. *** İnsan, kendini ne kadar tanıyor olabilir? Bu soruyu kişi kendine sorduğunda çok objektif ve doğru yanıtlar vermekte güçlük çekebilir. Mesela ben, … Okumaya devam et Kendimle Söyleşi – Cumartesi Mektupları 3

Kime ne?

"Üniversitede edebiyat okutan, ünlü gazetelerimizden birinde de makaleler döktüren, saçı biraz uzun, aklı biraz kısa bir bayandı. Kibar bir bayandı ama! Sait Faik'in kahramanlarını, aşağı tabaka dedikleri, ayaktakımı dedikleri, halkın içinden seçmemesini hoş görmüyordu. Bayağı buluyordu o işi. O bayan, üşenmese de son kitaptaki 'Baba - Oğul' adlı hikâyeyi bir okusa. Belki Sait Faik'in, insanı … Okumaya devam et Kime ne?