Benden Hikâyesi – Cumartesi Mektupları 9

Geçen hafta, fevri bir şekilde evden çıkıp vizyonda yer alan Benden Hikâyesi belgesel filmini izlemeye gittim. Aslında çok uzun zamandır izlemek istediğim bir belgeseldi. Çeşitli yerlerde gösterimleri yapıldı, katılamadım. Vizyona girdiğinde ise izlemek için en iyi zamandı. Kaçırmak istemedim bu fırsatı. Önceki yazılarımı okuyanlar ya da beni biraz olsun tanıyanlar bu belgesel filminin kim hakkında … Okumaya devam et Benden Hikâyesi – Cumartesi Mektupları 9

Gönüllerde ve Vicdanlarda Kazanabilmek – Cumartesi Mektupları 8

Seçimlerin üzerinden henüz bir hafta geçmemişken, hâlâ net sonuçların belli olmaması, kimin kazandığı aşağı yukarı belliyken oyların yeniden sayılması 'haklı bir gerekçe' olarak ne kadar doğruysa da, aslında toplumsal  ve siyasal vicdanın ne kadar zedelendiği fark edilmiyor mu, bilmiyorum doğrusu. Belki fark ediliyor da, öne sürülen bazı haklı gerekçeler dâhilinde bu mağlubiyeti toplumun, en azından … Okumaya devam et Gönüllerde ve Vicdanlarda Kazanabilmek – Cumartesi Mektupları 8

Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Bundan beş-altı yıl öncesine kadar, ne edebiyatın e'si ile tanışmıştım ne de sanatın s'si ile. İlginç olan şu ki, o zamanlar bir eksiklik de hissetmiyordum doğrusu. Geriye bakıp düşündüğümde, yaşama bakış açımda ne gibi farklılıklar olduğunu görebiliyorum. Beklentilerim, hedeflerim çok değişti tabii doğal olarak. Ancak merak ettiğim şu açıkçası: Edebiyatsız, sanatsız günlerimde yaşama tutunabilme gayem … Okumaya devam et Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Sait Faik gibi yaşamak, Sait Faik gibi sevmek

Ne zaman Sait Faik okusam, birden köşe başlarından çil yavrusu gibi meydana dağılan esmer yüzlü sümüklü çocukların, iskelelerde teknelerini veya ağlarını tamir eden balıkçıların,  yaşamları iskelelerdeki demirlere palamarlarla bağlı olan geçim derdindeki çımacıların, kahve köşelerindeki yoksulların, sırtına aldığı yükün dışında bir de dünyayı sırtında taşıyan hamalların, şehirle arasına denizleri alıp kendi dünyalarına çekilmiş adalı insanların, … Okumaya devam et Sait Faik gibi yaşamak, Sait Faik gibi sevmek

Unutmamak İçin Çünkü – Cumartesi Mektupları 6

"Terör kördür. Nereden, kimden, hangi amaçla gelirse gelsin, alçaktır. Haklı-haksız, ulvi-sefil hiçbir haklı amaç uğruna, haksız bir eylem meşru görülemez. Terör, Uğur Mumcu'da, Çetin Emeç'te, Bahriye Üçok'ta olduğu gibi seçerek vurduğunda da, Onat, Yasemin, Kerem ve diğerlerinde olduğu gibi seçmeyerek vurduğunda da kördür. Gözünü kan bürümüş olanlardan bile daha kördür. Gözünü kan bürümeyecek kadar soğukkanlıdır. … Okumaya devam et Unutmamak İçin Çünkü – Cumartesi Mektupları 6

Sokrates’in Savunması Üzerine

M.Ö. 469 ila M.Ö. 399 yılları arasında yaşayan Antik Yunan filozofu olan Sokrates,  felsefenin babası olarak da bilinir. Sokrates'ten önce de Demokritos, Anaksagoras, Empedokles, Parmenides gibi düşünürler vardı ancak Antik Yunan felsefesinin başlangıcının genel bir kanıyla Sokrates ile başladığı düşüncesi hâkimdir. Yaşamı boyunca hiçbir eser kaleme almayan Sokrates, maddi dünyadan soyutlanmış bir şekilde kendisini daima … Okumaya devam et Sokrates’in Savunması Üzerine

Tüfek, Mikrop ve Çelik ya da Coğrafya Kaderdir – Cumartesi Mektupları 5

Ortalama iki ay gibi bir sürede, acele etmeden, zamana yayarak okuduğum kitabı nihayet birkaç gün önce bitirdim. Tüfek, Mikrop ve Çelik dünya tarihini, insanlık tarihini ve coğrafyanın insanlık tarihi üzerinde ne kadar etkili olduğunu anlatan, geniş konulara değinen, açıklayıcı ve doyurucu bilgilere sahip bir kitap. 14. yüzyıl düşünürlerinden İbn-i Haldun, ta asırlar öncesinden aslında bize … Okumaya devam et Tüfek, Mikrop ve Çelik ya da Coğrafya Kaderdir – Cumartesi Mektupları 5