Bilge Karasu Nasıl Yazıyor?

Türk Edebiyatı'nda özgün bir kaleme ve değere sahip olan Bilge Karasu'nun metinleri okunması zor, özel bir çaba isteyen, çok katmanlı ve çoklu okuma gerektiren niteliktedir. Dolayısıyla Bilge Karasu okumak, anlık yapılan bir eylem değildir. Onu okumak, sonrasında tekrar okumayı gerektirir çünkü Karasu'nun metinleri kendisini tekrar okutmak ister. Onun dil dünyasına belli bir birikim ve zenginlik … Okumaya devam et Bilge Karasu Nasıl Yazıyor?

2019 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri Açıklandı

2019 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri öykü dalında "Çıngıraklı Kahkaha" adlı dosyam dikkate değer bulundu. Dosyası ödül alan ve dikkate değer bulunan arkadaşlarımı kutluyorum. Varlık Dergisi'nin Temmuz sayısında dosyamda yer alan öykümü okuyabilirsiniz. Varlık Dergisi'nin haberi şu şekilde: Dergimizin yayına başladığı 1933 yılından bugüne kadar özenle sürdürdüğü ‘edebiyatımıza yeni değerler kazandırma’ çabası, 86. yılımızda da … Okumaya devam et 2019 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri Açıklandı

Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Bundan beş-altı yıl öncesine kadar, ne edebiyatın e'si ile tanışmıştım ne de sanatın s'si ile. İlginç olan şu ki, o zamanlar bir eksiklik de hissetmiyordum doğrusu. Geriye bakıp düşündüğümde, yaşama bakış açımda ne gibi farklılıklar olduğunu görebiliyorum. Beklentilerim, hedeflerim çok değişti tabii doğal olarak. Ancak merak ettiğim şu açıkçası: Edebiyatsız, sanatsız günlerimde yaşama tutunabilme gayem … Okumaya devam et Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Unutmamak İçin Çünkü – Cumartesi Mektupları 6

"Terör kördür. Nereden, kimden, hangi amaçla gelirse gelsin, alçaktır. Haklı-haksız, ulvi-sefil hiçbir haklı amaç uğruna, haksız bir eylem meşru görülemez. Terör, Uğur Mumcu'da, Çetin Emeç'te, Bahriye Üçok'ta olduğu gibi seçerek vurduğunda da, Onat, Yasemin, Kerem ve diğerlerinde olduğu gibi seçmeyerek vurduğunda da kördür. Gözünü kan bürümüş olanlardan bile daha kördür. Gözünü kan bürümeyecek kadar soğukkanlıdır. … Okumaya devam et Unutmamak İçin Çünkü – Cumartesi Mektupları 6

Deniz Üstünde Yüzen Notalar

Her iki yanımdan İstanbul’un bir türlü kavuşmak bilmeyen iki yakası akıyor, altımdan boğazın derin suları geçiyor ve ben bir “yandan çarklı”nın içinde, insanı esrikleştiren Karadeniz ezgileri eşliğinde sanki başka bir dünyaya doğru yol alıyordum. Hiç bitmesin, zaman hiç durmasın istedim. Sonsuza kadar sürsün bu an. Kadim Anadolu ve Avrupa yakası her iki yanımdan akmaya devam etsin, Marmara’nın suları yandan çarklıyı dövedursun istedim.

Canetti’nin ideal evrensel insanı ve birey-toplum çatışması

Körleşme, Elias Canetti'nin 26 yaşında kaleme aldığı, bir sinologun kitaplarına ve bilime kendini nasıl hapsettiğini anlatır. Kendini hapsettiği bu kaleden çıkıp da 'toplum'la temas kurunca, yaşadığı 'körleşme' işte o zaman  sancılı bir süreç olmaya başlar. Öncelikle belirtmek lazım ki, bu kitabın dilimize çevrilip okunmasını ve tanınmasını sağlayan en büyük etken Oğuz Atay'dır. Kitabı çeviren Ahmet … Okumaya devam et Canetti’nin ideal evrensel insanı ve birey-toplum çatışması

İnsanın Trajedisini Ortadan Kaldırmak

Sefiller'in ikinci cildini okuyorum. Yarısını bitirdim sayılır. Özellikle ikinci cilde başladığımdan beri cümlelerden "insan" kelimesinin kemiklerini topluyorum. "Yandan çarklı durdu. Bir iskeleye insan boşalttı. İnsan aldı, insan!.. İnsan!" Tırnak içine aldığım cümleler Sait Faik'in Yandan Çarklı öyküsünde geçiyor. Üstüne basa basa "İnsan!" diyor. Sait Faik okurken öğrendiğim insan sevgisinin önemini Sefiller kitabının özellikle ikinci cildinden … Okumaya devam et İnsanın Trajedisini Ortadan Kaldırmak