Sokrates’in Savunması Üzerine

M.Ö. 469 ila M.Ö. 399 yılları arasında yaşayan Antik Yunan filozofu olan Sokrates,  felsefenin babası olarak da bilinir. Sokrates'ten önce de Demokritos, Anaksagoras, Empedokles, Parmenides gibi düşünürler vardı ancak Antik Yunan felsefesinin başlangıcının genel bir kanıyla Sokrates ile başladığı düşüncesi hâkimdir. Yaşamı boyunca hiçbir eser kaleme almayan Sokrates, maddi dünyadan soyutlanmış bir şekilde kendisini daima … Okumaya devam et Sokrates’in Savunması Üzerine

Ah, nasıldı yaşamak? – Ziya Osman Saba

Çoğu yazarlar ve bazen de okurlar tarafından şu konu sıkça tartışılmıştır ve tartışılmaya da devam edecektir: Öykü ne anlatmalı? Bir şey anlatmak zorunda mı? Bu sorular bazen anlamsız bir nitelik kazanıyor çünkü dilin kendisi zaten bir anlatım aracıdır. Bir durumu-olayı ya da herhangi bir nesneyi-kişiyi belirtirken dil burada aktif bir rol oynar ve ortaya bir … Okumaya devam et Ah, nasıldı yaşamak? – Ziya Osman Saba

Canetti’nin ideal evrensel insanı ve birey-toplum çatışması

Körleşme, Elias Canetti'nin 26 yaşında kaleme aldığı, bir sinologun kitaplarına ve bilime kendini nasıl hapsettiğini anlatır. Kendini hapsettiği bu kaleden çıkıp da 'toplum'la temas kurunca, yaşadığı 'körleşme' işte o zaman  sancılı bir süreç olmaya başlar. Öncelikle belirtmek lazım ki, bu kitabın dilimize çevrilip okunmasını ve tanınmasını sağlayan en büyük etken Oğuz Atay'dır. Kitabı çeviren Ahmet … Okumaya devam et Canetti’nin ideal evrensel insanı ve birey-toplum çatışması

Arzulanan bir İstanbul portresi

"Şehirlerin en önemli yerlerinden birisi de çöplükleridir." diye başlıyor öyküye Yaşar Kemal. Sonra devam ediyor: "Çöplüklerin şehirler için gerekli değil, bu kadar önemli olduğu hiç aklınıza geldi mi? Bir büyük şehir çöplüğünü görünceye kadar bunu ben de bilmiyordum. Bir çöplük bence bir şehir demektir..." Sarı Sıcak kitabındaki Kalemler adlı öyküsüne böyle başlıyor usta yazar Yaşar Kemal. … Okumaya devam et Arzulanan bir İstanbul portresi

Varoluşsal bir problem: Saatlerin Tıkırtısı

68 yıllık ömrüne 2 roman, birçok öykü ve iki masal sığdırmıştır Yusuf Atılgan. Çağdaş veya diğer büyük yazarlarla kıyaslandığında "geride az eser bırakmıştır" demek çok yanlış bir ifade olmaz onun için ancak "az ama öz" sözüyle de yazdığı eserlere bir değer ithaf edilebilir. Çoğumuz Yusuf Atılgan'ı Aylak Adam ve Anayurt oteli adlı romanlarıyla tanırız. Bu … Okumaya devam et Varoluşsal bir problem: Saatlerin Tıkırtısı

Her insanın içinde bir İnce Memed vardır

Uzun süren İnce Memed maceramı kısa süre önce tamamladım. 4 ciltlik serüvende arada farklı kitaplar da okumadım değil. Sonunda ortalama bir senede yaklaşık 2000 sayfalık uzun bir macerayı tamamladım ve bu açıdan oldukça sevinçliyim. İnce Memed'in hikâyesi bir başkaldırı hikâyesidir. Acımasızlığa, zulme, haksızlığa, baskıya, zorbalığa sert bir tokattır.  İnce Memed'i okuduktan önceki benle şimdiki ben … Okumaya devam et Her insanın içinde bir İnce Memed vardır