Ölüm Belki de Bir Memlekettir – Cumartesi Mektupları 13

"...Ölüm belki de bir memlekettir. Işıkları söndürülmüş bir Paris kadar güzel, tayyare korkusundan ışıkları söndürülmüş bir Paris'te, bir çift Parisli kadar yalnız âşıklarını düşünmeye çalışan insanlarla doludur, belki de ölüm şehri. Orada, belki de insan yalnız iskeletiyle güzeldir. Her şey kalbi atmadan, sükûn içinde yapılır. Nehirler vardır ki kocaman ziftli kayıklarla geçilir. Nehrin öteki kıyılarında … Okumaya devam et Ölüm Belki de Bir Memlekettir – Cumartesi Mektupları 13

Sözcüklerin Hamallığı Olmaz- Cumartesi Mektupları 12

Uzun zamandır hem blogumu hem de mektuplarımı aksattığımın farkındayım. Çeşitli nedenlerden ötürü yoğunlaşamadığım yazılarıma neredeyse bir aylık süreden sonra yeniden dönüyorum. Yazılarımdan uzak kaldığım bu dönemde ise kitaplarımdan asla vazgeç(e)mediğimi belirtmeliyim. Sizin kitaplarla aranız nasıl, hangi seviyede bilemem tabii. Ama kitaplarla benim aramda bir aile yakınlığından daha yoğun bir ilişki söz konusu. Hamallık olarak görenleriniz … Okumaya devam et Sözcüklerin Hamallığı Olmaz- Cumartesi Mektupları 12

Dünyayı Bir Tek Utanç Kurtarabilir! – Cumartesi Mektupları 11

Bu haftaki mektubumda farklı bir konuya değinmek isterdim ama geçtiğimiz günlerde Küçükçekmece'de yaşanan utanç verici olayı görmezden gelemedim. Tabii bu cinsel istismar olayları -özellikle küçük çocuklara- ülkemizde normalleşen bir durum haline geldi, bu açık bir gerçek. Bir üzücü olay da, bu yaşananlara alışmamızdır. Televizyonu açtığımızda bir cinsel istismar olayıyla karşılaştığımızda, "Her gün olan şey, alıştık … Okumaya devam et Dünyayı Bir Tek Utanç Kurtarabilir! – Cumartesi Mektupları 11

Okumak Üzerine – Cumartesi Mektupları 10

Bilişsel ve ussal bir faaliyet olan okuma eylemi üzerinde yeteri kadar durmayız. Okuma eylemini sıradan-basit bir eylem algısıyla değerlendiririz sözgelimi. Hâlbuki gözle okumanın dışında, bilinci ve düşünceyi tamamen metne odaklandırdığımız süreçte aslında bir makinenin çarklarının dönmeye başlaması gibi, beynimizin ve belleğimizin çarkları da harekete geçer. Okuma eylemi, beynimizin yeni bazı şeyler öğrenmesinden ziyade belleğimizi de … Okumaya devam et Okumak Üzerine – Cumartesi Mektupları 10

Benden Hikâyesi – Cumartesi Mektupları 9

Geçen hafta, fevri bir şekilde evden çıkıp vizyonda yer alan Benden Hikâyesi belgesel filmini izlemeye gittim. Aslında çok uzun zamandır izlemek istediğim bir belgeseldi. Çeşitli yerlerde gösterimleri yapıldı, katılamadım. Vizyona girdiğinde ise izlemek için en iyi zamandı. Kaçırmak istemedim bu fırsatı. Önceki yazılarımı okuyanlar ya da beni biraz olsun tanıyanlar bu belgesel filminin kim hakkında … Okumaya devam et Benden Hikâyesi – Cumartesi Mektupları 9

Gönüllerde ve Vicdanlarda Kazanabilmek – Cumartesi Mektupları 8

Seçimlerin üzerinden henüz bir hafta geçmemişken, hâlâ net sonuçların belli olmaması, kimin kazandığı aşağı yukarı belliyken oyların yeniden sayılması 'haklı bir gerekçe' olarak ne kadar doğruysa da, aslında toplumsal  ve siyasal vicdanın ne kadar zedelendiği fark edilmiyor mu, bilmiyorum doğrusu. Belki fark ediliyor da, öne sürülen bazı haklı gerekçeler dâhilinde bu mağlubiyeti toplumun, en azından … Okumaya devam et Gönüllerde ve Vicdanlarda Kazanabilmek – Cumartesi Mektupları 8

Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Bundan beş-altı yıl öncesine kadar, ne edebiyatın e'si ile tanışmıştım ne de sanatın s'si ile. İlginç olan şu ki, o zamanlar bir eksiklik de hissetmiyordum doğrusu. Geriye bakıp düşündüğümde, yaşama bakış açımda ne gibi farklılıklar olduğunu görebiliyorum. Beklentilerim, hedeflerim çok değişti tabii doğal olarak. Ancak merak ettiğim şu açıkçası: Edebiyatsız, sanatsız günlerimde yaşama tutunabilme gayem … Okumaya devam et Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7