İnsan Olmanın Tüm Potansiyelini Yaşamak

Füsun Akatlı, üniversitede ders görürken Hakan Savaş hocamın okumam için tavsiye ettiği bir yazardı. Tabii, Hakan hocamın tavsiye ettiği kitapların önemi benim için büyüktür. Çünkü sahip olduğu bilginin, birikimin ve tecrübenin arkasında okuduğu kitapların yattığını bilirim.

Füsun Akatlı’nın ilk olarak Acıyla, Sevgiyle, Kahramanca… adını verdiği ve denemelerinden derlenmiş olan kitabını edindim. Okuduktan sonra yetinmeyip daha çok yazısını okumak istedim. Yazı Bahçesinden adını verdiği ve kültür yazılarından oluşan kitabını da edindim. Ardından diğer kitabını edindim: Eleştirinin Sesi. Edebiyat yazılarından oluşuyor.

Eleştirinin Sesi kitabında okuduğu kitapların değerlendirmesini yazmış Füsun Akatlı. Kitabın içinde Bir Bezginliğin Ardından adını verdiği bir eleştiri yazısı var. Ahmet Oktay’ın Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı (1923-1950)’nı değerlendirdikten sonra son bölümde ise, Prof. Dr. Sevda Şener’in (kendisini bu kitapta tanıdım, yazar-akademisyen-dramaturg) Oyundan Düşünceye kitabını değerlendirmiş.

Füsun Akatlı, kitaptan çok önemli bulduğu bir bölümü alıntılamış:

“Seyirci sahnedeki oyunun hem paydaşı, hem seyircisi olarak insan olmanın tüm potansiyelini yaşar. Bir yandan, içinden, sahnedeki eyleme katılarak sınırlarını zorlar ve güçlendiğini duyar, bir yandan da sahneyi seyrederek soğukkanlılığını korumasını, bilinçli ve esnek kalmasını öğrenir. Kendini ve çevresini tanımanın sevincini yaşar. Yaşama katılmanın mutluluğunu duyar. Eylemin heyecanını paylaşır, güçlendiğini görür. Derinliği anlamanın gururunu, kendine ve çevresine egemen olmanın güvenini duyar. Bütün bunlar birey için üstün bir zevk, toplum için uzun vadeli yarar sağlar.”

Oyundan Düşünceye, Sevda Şener

Tiyatronun ne olduğunu ve ne olması gerektiğini çok güzel bir dille anlattığı gibi, aynı zamanda tiyatronun seyirci üzerindeki rolünü de doğru ve anlaşılır bir şekilde ifade etmiş Sevda Şener. Bu cümleler, “Neden tiyatroya gitmek gerekir?” “Tiyatro insana-topluma ne kazandırır?”, “Tiyatronun bireye verdikleri nelerdir?” gibi soruların yanıtlarını içinde barındırıyor.

Ama daha da önemli olan, Sevda Şener’in de ifade ettiği gibi, insan olmanın tüm potansiyelini yaşamaktır, sınırları zorlamak ve güçlenmektir, yaşama katılmanın mutluluğunu duymaktır.

Çünkü, özellikle insan olabilmeyi beceremediğimiz (hem birey olarak hem toplum olarak) bu günlerde, sevginin, saygının, sağduyunun yitirildiği  bu zamanda tüm ihtiyacımız insan olmanın tüm potansiyelini yaşamak, yaşama katılmanın mutluluğunu duymak, soğukkanlılığı korumak , bilinçli ve esnek kalabilmeyi öğrenmektir.

Umudun, geleceğin, güzelliğin sanatta, edebiyatta, tiyatroda olduğunu anlamak zorundayız, umuyorum ki anlayacağız.

Hakan hocam sayesinde tanımıştım Füsun Akatlı’yı. Füsun Akatlı da Sevda Şener’i tanımama vesile oldu. En kısa sürede Oyundan Düşünceye‘yi edinip okuyacağım. Umuyorum ki, o kitaptan da öğreneceğim çok şey olacak.

Füsun Akatlı, Bir Bezginliğin Ardından‘ı şöyle bitiriyor:

Baktım, daha aydınlık bir güne uyanmışım. Günümü aydınlatanlar, tenha-menha demeyip, düşünme yolunda, yazma, okuma, gerçek zenginlikleri paylaşma yolunda yürüyüşteler. Bir heves, uç verir gibi oldu içimde.

Daha aydınlık bir güne uyanmak dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s