Okumak Üzerine – Cumartesi Mektupları 10

Bilişsel ve ussal bir faaliyet olan okuma eylemi üzerinde yeteri kadar durmayız. Okuma eylemini sıradan-basit bir eylem algısıyla değerlendiririz sözgelimi. Hâlbuki gözle okumanın dışında, bilinci ve düşünceyi tamamen metne odaklandırdığımız süreçte aslında bir makinenin çarklarının dönmeye başlaması gibi, beynimizin ve belleğimizin çarkları da harekete geçer. Okuma eylemi, beynimizin yeni bazı şeyler öğrenmesinden ziyade belleğimizi de canlı tutar.

Okumak uzun bir süreç gerektiren bir eylemdir ve okumaya başladığımız andan itibaren eğer bilinçli bir okuma yapılırsa belki de yaşamın sonuna kadar süregelen bir eylem olacaktır.

Tabii burada önemli olan şey, okumanın amacıdır. Eğer hobi olarak, yani boş vakitleri değerlendirmek ya da zaman geçirmek için bir okuma eylemi yapılıyorsa ve bilinç düzeyi minimum seviyede tutuluyorsa, okumanın vereceği şey de minimum dereede olacaktır.

Ama okuma eylemini ciddi bir eylem olarak algıladığımız zaman ve tüm bilincimizi ve benliğimizi metne verdiğimizde, metnin bize verecekleri de fazla olacaktır. Hafızamızı, belleğimizi, bilincimizi ve düşünsel-düşsel gücümüzü harekete geçirecek, metnin bize verdiği fikirler ve düşünceler sayesinde bizim de yeni fikirler ve düşünceler üretebilmemizi sağlayacak.

Okumanın en çok da bu özelliği önemlidir. Eğer metin bizi yeni fikirler ve düşünceler üretmeye itiyorsa, işte o zaman bilişsel ve ussal bir okuma yapabilmişiz demektir.

Bu ifade ettiklerim sadece akademik metinler için geçerli değil elbette. Edebi metinler de sanatsal yönü itibariyle bilinci ve belleği harekete geçirir. Zihnimizde, bilinçaltımızda yer alan kimi düşünceleri ve anıları yüzeye çıkarır. Aynı zamanda edebi metinler kalbimize, ruhumuza da haz verir. Bunun temel nedeni sanatın kendisidir.

Günümüzde kitap okumanın önemi sadece güzel konuşabilme ve kendimizi iyi ifade edebilmek üzerinedir ancak bunun daha da ilerisine gitmek gerekir ve bizi yeni fikirlere ve düşüncelere iten, düşünme yeteneğimizi geliştiren bir eylem olduğunun bilincinde olmak gerekir.

Okumak eylemi,  bir arayış eylemidir. Bir şeyin peşinden koşmak, ardı sıra gitmek demektir. En azından benim okuma serüvenim bu yönde. Edebi metinler daha çok sanatsal zekâmı harekete geçirip beni yeni fikirlerle  ve düşüncelerle edebi metinler üretmeye itiyorsa, diğer yandan okuduğum felsefi metinler de kendini bilme-öğrenme-tanıma açısından ve aynı zamanda dünyayı ya da yaşamı bilme-öğrenme-tanıma bakımından bana oldukça yardımcı oluyorlar.

Sözcüklerin ardı sıra koşuyorum zihnimde bir kütüphaneyle.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s