Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Bundan beş-altı yıl öncesine kadar, ne edebiyatın e'si ile tanışmıştım ne de sanatın s'si ile. İlginç olan şu ki, o zamanlar bir eksiklik de hissetmiyordum doğrusu. Geriye bakıp düşündüğümde, yaşama bakış açımda ne gibi farklılıklar olduğunu görebiliyorum. Beklentilerim, hedeflerim çok değişti tabii doğal olarak. Ancak merak ettiğim şu açıkçası: Edebiyatsız, sanatsız günlerimde yaşama tutunabilme gayem … Okumaya devam et Sanatsız ve Felsefesiz Bir Dünya – Cumartesi Mektupları 7

Sait Faik gibi yaşamak, Sait Faik gibi sevmek

Ne zaman Sait Faik okusam, birden köşe başlarından çil yavrusu gibi meydana dağılan esmer yüzlü sümüklü çocukların, iskelelerde teknelerini veya ağlarını tamir eden balıkçıların,  yaşamları iskelelerdeki demirlere palamarlarla bağlı olan geçim derdindeki çımacıların, kahve köşelerindeki yoksulların, sırtına aldığı yükün dışında bir de dünyayı sırtında taşıyan hamalların, şehirle arasına denizleri alıp kendi dünyalarına çekilmiş adalı insanların, … Okumaya devam et Sait Faik gibi yaşamak, Sait Faik gibi sevmek

Unutmamak İçin Çünkü – Cumartesi Mektupları 6

"Terör kördür. Nereden, kimden, hangi amaçla gelirse gelsin, alçaktır. Haklı-haksız, ulvi-sefil hiçbir haklı amaç uğruna, haksız bir eylem meşru görülemez. Terör, Uğur Mumcu'da, Çetin Emeç'te, Bahriye Üçok'ta olduğu gibi seçerek vurduğunda da, Onat, Yasemin, Kerem ve diğerlerinde olduğu gibi seçmeyerek vurduğunda da kördür. Gözünü kan bürümüş olanlardan bile daha kördür. Gözünü kan bürümeyecek kadar soğukkanlıdır. … Okumaya devam et Unutmamak İçin Çünkü – Cumartesi Mektupları 6

Sokrates’in Savunması Üzerine

M.Ö. 469 ila M.Ö. 399 yılları arasında yaşayan Antik Yunan filozofu olan Sokrates,  felsefenin babası olarak da bilinir. Sokrates'ten önce de Demokritos, Anaksagoras, Empedokles, Parmenides gibi düşünürler vardı ancak Antik Yunan felsefesinin başlangıcının genel bir kanıyla Sokrates ile başladığı düşüncesi hâkimdir. Yaşamı boyunca hiçbir eser kaleme almayan Sokrates, maddi dünyadan soyutlanmış bir şekilde kendisini daima … Okumaya devam et Sokrates’in Savunması Üzerine

Tüfek, Mikrop ve Çelik ya da Coğrafya Kaderdir – Cumartesi Mektupları 5

Ortalama iki ay gibi bir sürede, acele etmeden, zamana yayarak okuduğum kitabı nihayet birkaç gün önce bitirdim. Tüfek, Mikrop ve Çelik dünya tarihini, insanlık tarihini ve coğrafyanın insanlık tarihi üzerinde ne kadar etkili olduğunu anlatan, geniş konulara değinen, açıklayıcı ve doyurucu bilgilere sahip bir kitap. 14. yüzyıl düşünürlerinden İbn-i Haldun, ta asırlar öncesinden aslında bize … Okumaya devam et Tüfek, Mikrop ve Çelik ya da Coğrafya Kaderdir – Cumartesi Mektupları 5

Geçip Giden Günlerin Ardından – Cumartesi Mektupları 4

Beş yılımı geçirdiğim, ama sanki elli yıl yaşamışım gibi hissettiren şehre geldim, Eskişehir'e, "memleketim" diyebildiğim kente. Bu mektubu Eskişehir'den yazıyorum. İki yıl oldu buradan ayrılalı. Dün gibi sanki, ama yıllar geçmiş gibi de. Zamanın amansız girdabındayım. Geleceğe doğru istemsiz sürüklendikçe dönüp arkama bakıyorum. Değişen tek şey zaman. Keşke diyorum sadece, keşke hiç bitmeseydi. Çok kalmayacağım … Okumaya devam et Geçip Giden Günlerin Ardından – Cumartesi Mektupları 4

Kendimle Söyleşi – Cumartesi Mektupları 3

Şunu belirterek başlamak istiyorum mektubuma: Cumartesi Mektupları'nı yazmaya başladığımdan beri güzel duygular ve düşünceler içerisindeyim. En önemlisi de, kendime bir görev, bir vazife yükledim ve her hafta bu vazifeyi gerçekleştirmek için gayret gösteriyorum. *** İnsan, kendini ne kadar tanıyor olabilir? Bu soruyu kişi kendine sorduğunda çok objektif ve doğru yanıtlar vermekte güçlük çekebilir. Mesela ben, … Okumaya devam et Kendimle Söyleşi – Cumartesi Mektupları 3