Zamanın İçinden 

Yazmak, yemek yemek gibi zaruri bir ihtiyaçtır benim için. Sonrasında -son cümleden sonra- tıpkı yemek yedikten sonra olduğu gibi, bir süre zarfı akabinde açlık belirtileri hissederim.

Bu aralar zamanın içinde bir bilardo topu gibi yuvarlanıp duruyorum. Bir deliğe/kuyuya/kuytuya girmek ereğim. Engeller var, bir de onları yaratan/lar. Güç oluyor sonra her şey. Güç olan yerde güçsüzlük de olur. Çünkü iki güç yan yana gelince mutlaka birisinin güçsüz olması gerekir. Biri kazanmak, diğeri kaybetmek zorunda. İşte o kaybeden ben oluyorum çoğun. Zamanın koynuna girmeye çalışıyorum sonra.

Kimsenin olmadığı bir dünya düşlüyorum, diyemem. Bu, amacımı ortadan kaldırır. Bazı şeyleri sıradanlaştırır. Anlamını yitirir/değiştirir. Belki de değersizleştirir. Ben bu satırları kaleme alıyorsam, bir gün, bu yazdıklarımın, okura/okurlara ulaşmasını istediğimden/isteyeceğimdendir. Haklı bir arzu bu. Amacına bir gün ulaşmayacak/ulaşamayacak olsa da.

Koynuna girdiğim şeylerden biri de sözcükler. Ama uyumak, rahat etmek, sıvışmak için girmiyorum oraya. Aksine, huzursuz, mutsuz olmak, sancı çekmek, yaşamak ve yaşayabilmek için giriyorum. Yaşayabilmek. Becerebiliyor muyum, bilmiyorum. Kimi yaşar, kimi yaşadığını sanır. Belki de yaşadığımı sanıyorum. Çok mu önemli? Pek sayılmaz. Mühim olan, ne yaptığım, bence.

Bu satırları, ilerde -ölmezsem- okuduğumda neden yazdığımı bilemeyeceğim -şimdi de bilmiyorum. Tek bildiğim, yazmış olduğum. Bu soruyu öteye iteledikten sonra, şunu açığa çıkaralım: Bu yazı var/dı. Bu gerçek/ti. Bunu yazan biri de var/dı, öyleyse. Demek ki, yaşıyor(d)um. Bir “ben” var/dı.

Bir teselli sayılabilir bu, benim için. En azından var(d)ım, bir zamanlar. Öyle ya da böyle, yalnız veya değil, ölü ya da diri. Bunu kanıtlayan şey ne? Sözcükler… İşte bu yüzden, işte bu sebeple yazıyorum. Kalıcı, ölümsüz olabilmek için. Ölümsüzlük, sadece bu dünyada baki kalmak/kalabilmek değildir; ölümsüzlük, aynı zamanda, dünyada bir şeyler bırakabilmektir.

Gayem, zamanın içinden, dışından, üstünden, altından; gayem, bu dünyadan geçip geriye parçalarımı bırakabilmektir. -kemiklerimden ve mezar taşımdan hariç. Bu yüzden yazıyorum, bu yüzden yaşıyorum, bu yüzden…

1. Yazıyorum, öyleyse varım.

2. Yazıyordum, öyleyse vardım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s