Bir insanı sevmekle başlar her şey

Önceki yazılarımdan birinde, ara ara açıp da Sait Faik okurum, demiştim ya size, işte yine Sait Faik okuduğum günlerden birisi. Bu kez, hiç okumadığım bir kitabını, yani “Kumpanya”yı okudum. Kitap hakkında uzun uzun tahlil yapmak istemiyorum. Zira birkaç yazımda öyküleri hakkında fikirlerimi ileri sürdüğüm olmuştu. Onun modern öykücülüğe yaptığı katkıyı, öyküleriyle Türk Edebiyatında nasıl bir dönüm noktası yarattığını ara ara dile getirmiştim.

Sait Faik okumak, benim için bir insanı okumak gibi. Çünkü o, yazdıklarıyla bir insanın otopsisini yapar adeta. İnsanı tüm çıplaklığıyla, tüm yalınlığıyla gözler önüne serer.

Kumpanya’yı okudum dedim ya, kitabı anlatmak yerine içinde yer alan üç öyküden birinde geçen birkaç diyalogu anlatmak istiyorum bu yazımda. Bahsi geçen öykünün adı “Kriz”.

Sait Faik, Kriz adlı öyküsünde Emekli Albay Rıza Bey’in yirmi yaşındaki oğlu Necmi’yi anlatır.

Bir akşam Rıza Bey ve oğlu Necmi aynı masada yemek yerler. Baba oğul arasında bir anlaşmazlık çıkar.

“Anladım şimdi oğul” dedi, “İspanya’daki kavganın sebebini…”

“Neymiş o baba?”

“Birdenbire söylemeyeceğim. Yani hemen şudur diye kesip atmayacağım. Bu kavgada hangi taraf kazanırsa kazansın, uzun müddet yine İspanya milleti rahat edemeyecekmiş!”

“Evet?”

“Bunların arasında binlerle masum, ne yapacağını, kimi tutacağını, kimden tarafa olacağını kestiremeyip kâh beriki taraftan, kâh ötekinden dayak yiyen, ölen bir sürü bedbaht insan… Ve İspanyollar budala…”

“Değil baba. Son cümlene kadar güzel, hoş bir fikir! Fakat İspanyollar budala değil. Yollarını bulmak için ne kıtlıktan, ne de hastalıktan, ne de ölümden korkan kahramanlar… Ve İspanya bir kahraman diyarı…”

(…)

“Kahramanlıktan kastın ne oğlum?”

“İnsanlık baba… Bugün hemen hemen unutulmuş olan insanlık. Bir saadet için, insanların bütününün saadeti için yapılan her hareket insanlık hareketidir. Her ölüm bir kahramanın ölümüdür.”

“Ya harap olan şehirler, kiliseler, katedraller, tarihi eserler…”

“Yeniden yapılır. İnsanlar mesut olduktan sonra şehirlerin daha güzeli bina edilir. (…) Sence bir insan mı kıymetlidir, bir Süleymaniye Camisi mi?”

“Süleymaniye Camisi…”

“Bence bir insan…”

Kumpanya, Sait Faik Abasıyanık, Kriz adlı öyküsünden…

Alıntıladığım diyalog biraz uzun gelebilir. Ama paylaşmadan duramadım. Bu öyküde Necmi’nin konuşmalarında aslında Sait Faik’in düşüncelerini okuruz. Dolaylı yoldan anlatır bize “insan”, “insanlık” hakkında ne düşündüğünü. Yazılarımda olsun, sohbetlerimde olsun hep Sait Faik’i anlatırım arkadaşlarıma. Zira onun insan sevgisi, insan aşkı beni her zaman etkilemiştir. Bu nedenle sürekli Sait Faik’i anarım, konuşurum, yazılarımda kendisine yer veririm.

Şimdi aynı öyküde geçen bir başka diyalogu paylaşmak istiyorum. Bu diyalog Necmi, iki şair, bir tarihçi ve bir münekkit arasında geçmektedir.

“Size bir sual soracağım; meclisimizde bu kadar sanatkâr, münekkit, şair ve tarihçi var. Bu sualimi evvela birisine sordum. Cevap veremedi, şaşırdı. Size de sorayım. Louvre Müzesi yanmak üzere… Halk kapıları sarmış. Heyecan içindedir. Birden siyah şapkalı ve lavalyer kravatlı adamlar, ‘Jokondu! (Mona Lisa eseri), Jokondu!’ diye bağrışıyorlar. Bir genç adam alevler içine kendini atıyor. Jokond’un bulunduğu salona giriyor. Fakat tam orada bir küçük zenci çocuğu görüyor. Gözleri dehşetten büyümüştür. Gelen adama kollarını uzatıyor. Jokond bir on adım ötededir. Düşünmeye zaman yoktur. Ya çocuk ya Jokond kurtarılmalıdır. Siz olsanız hangisini kurtarırdınız?”

İki şairden birisi hiç düşünmeden:

“Jokond’u… Bundan tabii ne olabilir. İnsaniyetin en büyük eseri Jokond veyahut bir heykel… Bir Musa heykeli…”

İkinci şair:

“Jokond’u kurtarmak demek, Leonardo da Vinci’yi kurtarmak demektir. Jokond’la bir Arap çocuğu karşısında değil, Leonardo da Vinci ile bir çocuk karşısındayız. Sual böyle sorulmalıdır. Böyle sorulunca da tabiatıyla Leonardo da Vinci kurtarılır.

Münekkit:

“Ben insanı kurtarırım” diyor.

Necmi hiç sevmediği bu adamı birdenbire sevmiştir.

“Niçin?” diye soruyor.

“Çünkü insanı kurtarırsak, o insanın bizzat kendisinden veya neslinden birçok şeyler bekliyoruz demektir. Yarın bu çocuğun çocuklarının, değil bir, bin bir Jokond yapmayacakları ne malum?”

Şairler, ikisi birden:

“İstikbali bilemeyiz ki… Belki de katiller, hırsızlar gelecektir bu çocuğun neslinden…”

Necmi:

“Evet” diyor, “bilinmez ki…”

Tarihçi arkadaş gözlüklerinin camlarını silerek:

“Çocuğu kurtarırım” diyor, “Sadece insan olduğu için…”

“Sadece insan olduğu için…” İnsan kelimesine her öyküsünde dolaylı ya da dolaysız olsun vurgu yapmaktadır adalı yazar. İyi insan olabilmek için okumak gerekir onun öykülerini. Bu nedenle sürekli onu anlatıyorum, onu konuşuyorum yazılarımda. Aynı öyküde şöyle bir cümle kurar Sait Faik: “Edebi eserler insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel dünyaya götürmeye, kurmaya yardım etmiyorlarsa neye yarardı?”

Daha fazla uzatıp da sizi sıkmak istemiyorum. Ama sürekli benden şu tavsiyeyi duyacaksınız: “Sait Faik okuyun!” İyi bir insan olabilmek için okuyalım. Okutalım. Elbette ki yeri geldiği zaman edebi olarak eleştireceğiz, tartışacağız. Ancak sizin de anladığınız gibi, benim burada bahsettiğim konu Sait Faik’in edebi yanı, öykücü yanı değil; tamamen insanlığından bahsediyorum ki, yazdığı eserleriyle bize bunu fazlasıyla anlatıyor aslında. O meşhur sözünü kim hatırlamaz ki: “Sevmek… Bir insanı sevmekle başlar her şey.” Daha güzel, daha iyi, daha huzurlu, daha mutlu ve daha sevgi dolu bir dünya için sevelim, sevilelim. Çünkü sevgimizi kaybettiğimizde her şeyimizi kaybederiz.

Bir insanı sevmekle başlar her şey” üzerine 2 yorum

  1. Ne güzel yazmışsınız. Ben de geçenlerde Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’un Diyaloglar serisi söyleşisinden duyduğum Sait Faik’in Haritada Bir Nokta öyküsü…isim olarak çok bilinmese de Sait Faik’in “Yazmasaydım deli olacaktım” sözü dillerde pelesenk olmuştur. Çok da etkileyiciydi öykü. Şimdi Sait Faik sever biriyle karşılaşınca acayip mutlu oldum. Okumaya devam:)

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s