Şehirler delirmek için en uygun mekanlardır

ŞehirlerArtan yapılaşmayla birlikte özellikle şehirlerin ve gelişmekte olan şehirlerin nüfusu da eşzamanlı olarak artmaktadır. Bu şehirleşme insanlar için ne kadar çok istihdam ve olanak yaratsa da, psikolojik olarak kişide travmalar yaratabilir. Bir de bu şehirleşme işi bilinçsiz ve rant dayanıklı yapıldığında vay o zaman insanların haline!

Şehir deyince hemen olumsuz düşünceleri tahayyül etmeye gerek yok. Eskiden de şehirler mevcuttu ve insanlar kalabalıklar halinde yaşıyorlardı. Ama günümüzdeki gibi bir şehir yapısından ve şehirleşmekten bahsedince ister istemez insan zihninde canlanan sahneler negatif bir izlenime bürünüyor.

Artık günümüzde şehir kavramı göreceli hale geldi. Şehirden kastedilen aslında nedir? İl mi, ilçe mi, köy mü? Yoksa iç içe geçmiş bir yapılaşmadan mı söz etmek gerekir?

21. yüzyılda ilçeler de bir nevi şehirleşmiştir artık. Nüfusu milyonlara dayanan ilçeler var. İki-üç ilçe bir araya gelse bir şehir oluşturacak nerdeyse. Hatta bazı ilçelerin şehir olması gerektiği sıklıkla tartışılmakta.

Kır yaşamı, doğayı, hayvanları, sessizliği ve yalnızlığı seven her insanın hayalidir. Ancak şehir yaşamından kaçıp kır yaşamına geçmek de, bir nevi kişinin kendine yaptığı tepkiden öte gitmeyecektir kanaatimce.

Dünyada nasıl üçüncü dünya ülkeleri varsa, şehirlerde de üçüncü dünya ilçeleri vardır. Bu bahsettiğim üçüncü dünya ilçelerinde yaşayanlar -entelektüel kesim- şehirleşmenin ve yapılaşmanın sonucu olarak artan kalabalığın içinde gitgide yalnızlaşmakta, büyüyen şehir içinde giderek kendilerini kaybetmektedirler.

Entelektüel bakış açısına sahip insan zaten yaşayacağı yeri çok iyi seçer. Ama üçüncü dünya ilçesinde yetişen bir insan kendi çabalarıyla ve kazanımlarıyla entelektüel bir düzeye ulaştığında bulunduğu konum ve çevre onu rahatsız etmeye başlayacaktır.

Üçüncü dünya ilçelerinde teorik olarak okuma yazma oranı azımsanmayacak kadar çok olsa da, okuduğunu anlama ve yorumlama, düşünme eylemi bakımından bu sayı yok denecek kadar azdır. Bu üçüncü dünya ilçelerinde otoriteye tam itaat olduğundan pirincin taşını ayıkladıkları gibi insanlar fikir ve düşüncelerinin değerini ayıklamakta ve seçmekte zorluk çeker veya bu eyleme yeltenmeye bile çalışmaz. Onların eylemleri memnun etmektir, memnun olmak değil.

Sözünü ettiğim bu ilçelerde tüketim alanları çok olduğu ve özellikle rağbet gördüğü için üretime ayrılacak alan neredeyse yoktur veya olsa da ilgi görmez. Özellikle fikir ve düşünce üretimi sıfırdır. Bunların üretildiği en önemli mekanlar kütüphanelerdir. Ama bu ilçelerde kütüphaneler sadece ansiklopediden fotokopi çektirme alanı olarak da kullanılmaktadır.

İnsanların çok düşünmediği ya da hiç düşünmediği yerlerde gürültü çok fazladır. Sessizliği ve iç huzuru, düşünerek sağlamayanlar hem açık ve belirgin bir gürültü kaynağı olmakta, hem de çevresindeki bireye -topluma- gürültü aşılamaktadır. Bilinçsiz oluşan/oluşturulan bu kalabalıklardan çok gürültü sızıyorsa, işte o zaman -özellikle iç huzuru ve sessizliği arayanlar- giderek içlerine kapanmakta ve kalabalıklar içinde yalnızlığı oynamaya başlamaktadırlar.

Üçüncü dünya ilçelerinin üretimi manevi değil, maddi hacimlidir. Bu hacim zaten şehirleşerek ve yapılaşarak artan kalabalığa biraz daha kalabalık eklemektedir. Bunun sonucu olarak şehirlerde/ilçelerde insanlara -refah ve huzur içinde- yaşayacak alan kalmamaktadır.

Şehirler delirmek için en uygun mekanlardır. Kültür düzeyi gelişmiş şehirleri/ilçeleri ayrı tutmak gerek. Yine de, özellikle ülkemizdeki şehirlere ve üçüncü dünya ilçelerine baktıkça/gördükçe bu söylediğimin haklılığı beni anlayan kişiler açısından doğru bulunacaktır. Şehirler delirmek için ne kadar uygun mekanlar olsalar da, bu mekanları bizim kendi elimizle ve beynimizle bu hale getirdiğimizi unutmamamız gerekir.

Sait Faik, Son Kuşlar adlı öyküsünün son paragrafında şunları söylüyor:

“Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s