Varoluşsal bir problem: Saatlerin Tıkırtısı

68 yıllık ömrüne 2 roman, birçok öykü ve iki masal sığdırmıştır Yusuf Atılgan. Çağdaş veya diğer büyük yazarlarla kıyaslandığında "geride az eser bırakmıştır" demek çok yanlış bir ifade olmaz onun için ancak "az ama öz" sözüyle de yazdığı eserlere bir değer ithaf edilebilir. Çoğumuz Yusuf Atılgan'ı Aylak Adam ve Anayurt oteli adlı romanlarıyla tanırız. Bu … Okumaya devam et Varoluşsal bir problem: Saatlerin Tıkırtısı

Her insanın içinde bir İnce Memed vardır

Uzun süren İnce Memed maceramı kısa süre önce tamamladım. 4 ciltlik serüvende arada farklı kitaplar da okumadım değil. Sonunda ortalama bir senede yaklaşık 2000 sayfalık uzun bir macerayı tamamladım ve bu açıdan oldukça sevinçliyim. İnce Memed'in hikâyesi bir başkaldırı hikâyesidir. Acımasızlığa, zulme, haksızlığa, baskıya, zorbalığa sert bir tokattır.  İnce Memed'i okuduktan önceki benle şimdiki ben … Okumaya devam et Her insanın içinde bir İnce Memed vardır

Şu insanlara hiçbir şey çok değil!

Blogumda ilk yazımı çok sevdiğim Sait Faik'in Tünel'deki Çocuk adlı öyküsü hakkında yazdığım için ayrı bir sevinç içindeyim. Tünel'deki Çocuk adlı öykü kitabının aynı adlı öyküsünde geçiyor "Şu insanlar". İlk basımı 1955 yılında yapılmış Varlık Yayınlarınca. Kitaba adını veren bu öyküde Sait Faik, yoksul, kıyafetleri eski püskü, ayakları çıplak, eli yüzü kir içinde bir çocuğun … Okumaya devam et Şu insanlara hiçbir şey çok değil!